HOŞGÖRÜNÜN GÜCÜ VE FAYDALARI !!!!!

İnsanlar, birinin hatası veya günahkar oluşundan dolayı, bilhassa açık alanlarda , onu kırmak, rencide etmek,ve düşürmek hoşörünün sembolu ve timsali olan dinimizcede hoş görülmemektedir. Hoşgörüyü daha iyi anlayabilmek için en güzel örnek olan rehberimiz Peygamber (SA) efendimizin hayatına bakmamız gerekir……….
Bir hatalıyı veya günahkarı diyelim ; başka hata ve günaha sevk ettirmemek için onu sevgiyle,yumuşak bir dille,zarar ve müeyyidelerini genel olarak tanımlayıp,şahsi mesele anlamında anlatmayıp yumuşak bir dille onu doğru yola davet etmektir.

Düşünce ve inançları bizden farklı olan kişilere karşı davranışlarımız ölçülü ve hoşgörülü olmalıdır. Müslümanlar sadece kendi din kardeşlerine değil, tarih boyunca başka dinlerden olanlara karşı da hoşgörülü davranmışlardır.

İnsani değerlerin altüst olduğu, insanların itişip-kakıştığı, tahammülsüzlüğün kin ve nefrete dönüştüğü asrımızda en çok muhtaç olduğumuz kavramlardan biri de ‘hoşgörü’dür. Yanlış anlaşıldığı zaman istismarı kolay olan bir kavramdır da aynı zamanda...Öyleyse hoşgörüyü nasıl anlamak lazım ve nelere hoşgörü gösterilebilir? Bizim inanç dünyamızda ve “Gaye İnsan-Ufuk Peygamber’in hayatında hoşgörünün yeri nedir?..
Hoşgörü(müsamaha/tolerans); sevgiyle mayalanmış, yumuşak ve sıcak bir kavramdır. Hoş görmek, iyi karşılamak, ayıplamamak, kırıcı ve aşağılayıcı olmamak, affedici olmak anlamlarını çağırıştırır.
Hoşgörmek; affedilebilecek kusurları-hata arama mantığından uzak kalarak-düzeltme hususunda Allah’ın kullarına fırsat tanımayı ve samimi bir niyetle yardımcı olmayı gerektirir. Yoksa kötülüğe teşvik edici bir hoşgörü, hiçbir zaman hoş değildir.
Âlemlere rahmet olarak gönderilen Resulü Ekrem Efendimiz, bir hoşgörü Peygamberiydi. Hz.Aişe(r.ah) validemiz, O’nun hoşgörüsünden bahsederken; şahsi hiçbir meselesinden, uğradığı zararlardan dolayı kimseyi incitmediğini, intikam almadığını; Allah’a ait bir hak çiğnenirse onu hiç affetmediğini beyan eder. (Müslim; Fedail, 79).

Bizim için en yüksek ahlâk örneği olan sevgili Peygamberimizin insanlara karşı büyük bir hoşgörü sahibi olduğunu görüyoruz. Enes b. Malik diyor ki: «On yıl peygamberimizin hizmetinde bulundum, bana bir defa bile 'Öf' dediğini duymadım.» (132)

Allah Teâlâ Kur'an-ı Kerim'de gerçek mü'minleri: «Öfkelerini yenenler, insanların kusurlarını bağışlayanlar» (133) olarak övüyor ve insanlara karşı nasıl bir hoşgörü içinde olacağımızı öğretiyor.

Allah Resulü’nden Hoşgörü Örnekleri
“Ben, rahmet peygamberi olduğum kadar savaş peygamberiyim”(Ahmet b.Hanbel; 4.395) buyuran Allah Resulü, mecbur kalmadıkça savaşmamıştır. O'nun hayatı, savaş ortamları dahil, sayılamayacak kadar hoşgörü ve affın örnekleriyle doludur. Bazılarını hatırlayalım:
• • Akrabalarını İslam’a davet için gittiği Taif’de taş yağmuruna tutulmuş, ayakları kanlar içinde kalmıştı. Cebrail’in; “Allah’ın selamı var; istersen şu tepeleri Taif halkının üzerine yıkacak ve onları helak edecek...” demesine karşılık, asla böyle bir şey istemediğini belirterek ellerini açmış ve şu duayı yapmıştı: “Allah’ım (şu) kavmimi(topluluğu) hidayete ulaştır; çünkü onlar (Seni ve Beni) bilmiyorlar!” Çünkü O, kan dökmek ve insanları yok etmek için değil, dalaletten hidayete çıkararak gerçek varlığa kavuşturmak için gönderilmişti. Bu tavır ve dua, tam da O’nun bu vasfına yakışmaktaydı. Nitekim, Taif halkı yıllar sonra İslam’la şereflenmişAllah Resulü’nün hoşgörüsü ibretlerle doluydu. Ve O, hoşgörüyü insanları kazanmak ve eğitmek için vazgeçilmez bir vasıta olarak yaşıyordu. Ashabına hep; “Kolaylaştırın, zorlaştırmayın; müjdeleyin, nefret ettirmeyin”(Buhari; İlim,11) düsturunu öğütlüyordu. Kendileri de daima bu prensip üzere hareket ediyordu:
Evet , bilhassa içinde bulunduğumuz bu günlerde,bu kavrama çok ihtiyacımız vardır. Ve bu şekilde delalet içinde olan kardeşlerimize , elimizi uzatıp ışığa ,aydınlığa doğru onları çekip kurtarabiliriz bence……
Kendini ne kadar çok biliyorum,ben bilirim desende bu kavramdam mahrum kalınca insan,o bildiklerini başkalarına nüfuz ettiremez ,veremez ve ulaştıramaz. Yani faydalı olamaz, aksine zarar verir, çünkü sert ahlak ters teper insanoğlunda…..
Benim bu konuda fikrim ve bildiklerimi kısaca anlattım, sitede değerli kardeş ve ağabeylerimizn, mutlaka ilave ve daha renklendireceklerine inanıyorum. Ve budeğerli sitede olduğuma çok mutluyum.Allah kuranlara güç ve küvvet versin. Allah razı olsun.. 2-3 günde çok şeyler öğrendim, birkaç talihsizliklerden başka………………Esselamun aleyküm..
HEPİMİZ ALLAHA EMANETTİZ………..

Azat ve gull kardeşlerime teşekkürler !!!!!

Sizin,hoşgörü ve iyi yaklaşım sebebiyle, uçurumun kenarından döndüğünüze sevindim.hoşgörü ve yumuşak uslubun önemine vurgu yaptığınız ve önemini belirttiğiniz için ayrıca teşekkür ederim
Allah sizin gibi yumuşak kalbe sahip,doğru yolu çabuk gören gençler nasip etsin ve çoğaltsın. ... Amin

saygılar.

Sela Bey'e.....ve site yöneticilerine ....

öncelikle site yöneticileri hepinizi kutluyorum.
başta söylemek sitediğim birşeyden bahsetmek istiyorm.Celaleddini Rumi hazretlerinin dediği gibi ;
NE OLURSAN OL YİNEDE GEL !!! cümlesiyle başlamak istiyorum.
bu nedemek, batmaya yüz tutmuş bir gemiyi düşünün zahiren.
buna akıllı olan insanoğlu nayapmalı, daha fazla batırmaya mı yoksa kurtarmaya mı çalışmalı. tabiki kurtarmaya.diyeceğiz elbet.
burda vurgulamak istediğim şey,bir allahın kulu ne kadar yanlış olsa, hatalı olsa, günahkar olsa el uzatmamız gerekir ki böyle ecdatlarımızın yolunda ve ahlakında olalım.ve kurtaran taraf olalım....
eğer o gemiyi batırmaya,bilmeden dahi olsa,sebep olursak yanlış yapmış oluruz ve günaha girmiş oluruz.
Bu sitede sela bey hoşgörüden bahsetmiştir. eski yorumlarınada cevabım vardır okuduysanız.eski yorum ve yazıları ne olursa olsun, sonuç olarak takip ediyorum. çok olumlu ve günahtan uzaklaşmaya çalışan ve gayreti içinde olduğuna,affa ve yumuşamaya kalbi açık bir şahıs olarak algılıyorum.
ne yazikki bazı arkadaşlar Neden 'Zina için affedilmez 'demiş diye dahada üzerine gitmeye devam ediyorlar, her yorumunda bunu yüzüne vurmaya çalışıyorlar. inanın çok yanlış birşeydir bu hareketler.siz herhalde yorumlarını okumuyorsunuz, yoksa önyargılımı konuşuyorsunuz anlamadım.
site yöneticileri için, baştan bu hizmetlerinizden dolayı teşekkür etmiştim. ama 1-2 yorumum vardı yayına alınmadı doğrusu ondan çok üzüldüm nedenini öğrenmek istiyorum.?
Teşekkür eder, Allah kolaylık ve güç versin Tüm Müslüman kardeşlereimize Hep beraber amin diyelim.

Yorum izleme seçenekleri

Yorumların gösteriminde tercih ettiğiniz şekli seçerek değişiklikleri etkinleştirmek için "Ayarları kaydet"i tıklayınız.

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizli tutulacak ve açıkta gösterilmeyecektir.
  • Allowed HTML tags: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd> <img> <b>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

Yemek Tarifleri

Lezzet Vadisi sitemizi favorilerine ekle

Son yorumlar



Google
 

. . . . . . . . . . . . . . Iste Zehirli Ok'lar . . . . . . . . . . . . .
Alkol · Flört · Porno · Seks · Zina · Göz Zinası · Şehvet · Aşk · Chat · Dans · İftira · Nefis · Medya · Televizyon · Şeytan · Büyü ve Sihir · Cincilik · Fal · Kehanet · AIDS

. . . . . . . . . . . . . . Panzehirler . . . . . . . . . . . . .
Amel · Dua · Namaz · Oruç · Zekat · Evlilik · Eğitim · Hayat · Aile · Gençlik · Kadin · Tesettür · Sevgi · Maneviyat · Ahlak · Bela ve Musibet · Edep · Haya · iffet · Sabır · Tevbe · Şefeaat· Nasihat · RIZIK · Sağlık

Perde arkası · Güvenlik · Haber · Hikaye · Kitap Tavsiyesi · Soru-Cevap · Şiir · Asrı Saadet · Osmanlı

Anket

Chat, forum ya da messenger den tanıştıkların ile sohbetin boyutu ne kadar?:

Fetvalar::1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13