Peygamber efendimiz (s.a.v)'in buyurduğu hadis-i şerife kaç erkek uyuyor?

Bütün salih saliha kullara selam olsun diyerek,vicdanımı sızlatan şu meseleyi yazmak istiyorum

Erkekler,kadınlarla gerçekten ahlakı,huyu,karakteri için mi evleniyor sizce?bugün,evlilik yaşına gelmiş genç bir hanım olarak,Peygamber efendimiz (s.a.v)'in:"Bir kadınla dört şey için evlenilir;'1)malı,zenginliği2)asaleti,soyu3)güzelliği,4)dini,ahlakı,vicdanı,imanı,siz bu şıklardan DİN olanını seçin"hadis-i şerifine zerre kadar uyulmadığını görüyorum.
(hadisi şerifin birebir aynısını yazmadım,hatırımda tutabildiğim kadarını yazdım)
Nebiler serveri(s.a.v),bu dört şıktan sonuncusunu tavsiye ediyor erkeklere,ama günümüzde üzülerek görmekteyim ki nedense Efendimiz (s.a.v)'in bu buyruğunun tam tersini yapıyor erkekler.tamam bir teşhir,bir tahrik var ortada....ama ben,bana,"evlenmek için dini usullerde kız arıyorum"diyerek görücüye gelen erkeklerde bile;
1)güzel vücut arzusu,
2)boy,pos,yüz güzelliği vs. vs. çoğaltabilirim....
Gibi seçeneklerin "öncelikli"seçenek olduğunu görüyorum
Yani namazını kılan,edepli,adaplı,iyi yürekli,masum,temiz bir kız olmak bile yetmiyor anlaşılan erkeklere.tamam ben bi erkeğin hislerini anlayamam ama artık bana,'dini eş arıyorum evlenmeye'diye gelen erkeklere bile güvenemiyorum.tamam bu sizin ihtiyacınız,yani güzel bi kadın,cazibeli bi kadın istersiniz muhakkak ama,sizin de bu sitedeki yazılarda bas bas bağırdığınız gibi;huy,ahlak,basiret,inanç,tutumlar,değerler,dini yaşayış şekli evlenirken daha önemli değil mi?yok biz, 90 60 90 değilsek,kaşımız gözümüz güzel değilse,istersek nurani bi ahlakımız olsun erkeklerin umurundamı?ben inanmıyorum bu zamanda,"benim karım dindar olsun,namaz kılsın,dini bi hanım olsun,bana yeter"diyen bi erkek olduğuna.

can dündar'ın bi yazısıydı heralde tam hatırlamıyorum,"kalçaya kafadan daha fazla değer verilen bi yerde yaşamaktayız"maalesef.ben asla,erkeklerin kadınlara olan isteğini küçümsemedim.ancak,bir kız,kaşı gözü,fiziği güzel değil diye,(kişiliği düzgün olsa bile)niye istenmiyor?veya tam tersini düşünürsek,bir kız ahlaksız,ubudiyetle,basiretle,aklı selimle,firasetle alakası olmayan,deyim yerindeyse,hayvan gibi yaşayan biri.ama çok güzel,fiziği yerli yerinde.nedense istisnasız,bütün erkeklere,birden,böyleleri 'akıllı'görünüveriyo.fiziksel olarak böyle bi kız kendilerini kışkırttığı için,nefislerine daha cazip geldiği için,aptal,imansız,namaz kılmayan biri bile olsa,onları nikahlarına alıyorlar.hiçbir erkeğe güvenmiyorum işte,feminist falan değilim ama bu gidişle feministler gibi düşünmeye başlayacağım

khj

bende evlenmiyicektim zaten ama elini nikahlayan lanetlenmiştir hadisini görünce...
eşimle sevişiceğizde , para da kazanacağız , yeri gelicek beraber kuran okuyup arka arkaya namaz kılacağız . cinselliği neden kötü bir şey olarak gösteriyorsun ki . kötü bir şey olsa allah insan neslinin devamını böyle birşeye bağlarmıydı ? hem cinsellik endeksli hayat yaşamamaktan kastın ne ki , kocan başkasıyla sevişsin senle de muhabbet etsin o zaman !

Re: khj

isminiz abi olabilir ama yazdıklarınız umrumda bile değil.ben evlendiğim şahsın başkalarına mı gitmesini istemişim????elini nikahlayacak kadar kudurduysan o senin problemin.ikinci olarakta,nedir sizin gibi azgınlardan çektiği bu milletin anlamıyorum ki.git o zaman bi genelev fahişesiyle evlen.sende kurtul o da kurtulsun oldu mu?belki sizin evlendiğiniz hanımda sizi beğenmeyecektir,başka bir erkekte gözü vardır.başka bir beyi daha çekici bulmuştur belki.aaa cinselliği küçümsemeyin ama(!)o kötü birşey değildir(!)...ben "insan"olan birinin "cinsellik"gibi bir duyguyu kontrol altına almasını,dizginlemesi gerektiğini gördüm duydum ve okudum.ortada her iki tarafında işine gelen bir durum var.ben çomak soktum diye işinize mi gelmedi?siz erkekler kalçaya kafadan daha fazla kıymet veriyosunuz işte,bazı oro...pularında işine geliyo.tabi zavallının etinden butundan başka bir meziyeti olmadığı için karşısındaki erkeğe kendini vücudu sayesinde pazarlıyo,satıyo.ben köyüme gitmiştimde.bir eve girmiştik.pis ve nursuz bir evdi.ev sahibinin 5 tane kızı vardı ama evin pislikten haline bakılmıyodu.önümüze bir bardak çayı zor getirdiler pasaklılıktan.anneme sonradan sordum:
"anne bu pasaklıları,paçası bokluları hangi erkek beğeniyoda alıyo ki?şunlara bak gelen misafire insan gibi hizmet etmeyi bile bilmiyolar,bu pasaklıları hangi erkek alıyo çok merak ediyorum"dedim.ve aldığım cevap:
"kızım bunları alanlar etini butunu sevdiği için,boyunu postunu beğendiği için alıyo"

Yusuf, Arkadaşımza ..!

Allah rızasını gözeten, utanan, bakamayan, yanakları kızaran âşıklara hasrettir aşk

Hz. Yusuf rumuzlu bayana

Oncelikle Allah size temiz ve yakisikli bir es nasip etsin.İnsallah guzelligin nasil goreceli oldugundan bahsedecegim.Kendinden ornek verim ben sisman kadinlardan hoslaniyorum ama ev arkadasim zayif ve minyon tipli kadinlardan hoslaniyor.Demek istedigim bana guzel gelen baskasina guzel gelmeyebilir.Zaten kadinin dış gorunusu 2. planda olmalıdır.Once kalbine bakmak gerekir.Rahman insallah bizi temiz eşlere ve temiz kelimelere yonlendirir

karateka rumuzlu kişiye

bu sitede,"evlilik öncesi tanışma ve cinsellik konusu"isminde bir yazı gördüm.hiç yakıştıramadım açıkçası bu siteye.edepten adaptan,evlilik öncesi namustan söz ediyorsunuz.....neymiş efendim,evlenmeden önce karşı tarafa cinsel yönden beklentimi,ima yollu göstermem gerekiyormuş!benim nişanlım olacak adam evlenmeden önce bana böyle bi imada bulunsa,onun ağzını burnunu kırar,nişan yüzüğümü suratına atar ve ayrılırım...bide şöyle yazmışsınız yazının altındaki yoruma;ben nişanlıma balayı tatilinde regl falan istemediğimi söyledim.oldu,bide yatakta nasıl yatmak istediğiniz beklentisini de 'ima yollu'söyleseydiniz.öyle ya evlilikte o da var çünkü.bu yazının içinde birde şöyle bir ifade geçiyor:"evlilik öncesi bu tür konuları konuşmaktan kaçınan insanlar,kendilerini olduğundan fazla müslüman göstermeye çalışıyorlar....." ne diyeceğimi gerçekten bilemiyorum.müslümanlığın hakaret gördüğü,aşağılandığı bir çağda,niye kendimi,"olduğumdan daha fazla müslüman gösterme"gibi bi gayretim olsun?dinimizde,nişanlının yabancı bir kadından veya erkekten bir farkı yoktur.dinimize uymaya çalışmak,kendini olduğundan fazla müslüman göstermek mi oluyor?siz dininizin gereklerini yapamıyorssunuz diye,başka müslümanları da kendiniz gibi mi sanıyorsunuz?evlilik Allah rızası için yapılır.kısacası böyle bi yazıyı hangi şuursuzun yazdığını merak ediyorum.nişanlanınca,evlenmeye karar kılınca,haramlık ortadan kalkıyor mu?birbirinize helal mi sayılıyorsunuz da bu konuları konuşmaya kalkıyorsunuz?oldu olacak bi aynı yatağa girinde evlenmeden önce birbirinize uygun musunuz değillmisiniz anlayın.

zaten evlenince,insanların bu konuları konuşmak için bol bol vakti olmuyormu?birbirleriyle ömür boyu istemedikleri kadar sevişmeyecekler mi?cinsellik bu sitede başka bir yazıdada okuduğum gibi,pasta üzerindeki sosa benzer.yani en sondur.ama insanlar,pastanın kendisi zannediyor cinselliği.ondan sonra da mutsuzluk başlıyor.ben sizin gibi cinselliği ön planda tutan bi erkekle evlenmek istemiyorum.çünkü siz,evlliliği buna endekslediğiniz için karşınızdaki kadını üzersiniz.kadınlar için fiziksel değil,psikolojik cinsel birleşme vardır.'yok ben sadece bunun için evlenmedimki'deyip kıvırmayın sakın.....!yorumunuz gayet açık,sadece cinsellik için evlenmişsinizz.beni enterese etmez,bütün erkekleri genellleyecekte değilim ama,bana bir görücü gelmişti,görüşmemizde,kadınları küçümseyen,kadınları şeytan ilan eden hikayeler anlatmıştı,ben ona hiçbişey söylemediğim,yapmadığım halde.....ulan sen kim oluyorsunda beni tanımadan,karşımda kadın kısmını aşağılayan şeyler anlatıyorsun?neden?çünkü,beyefendi,ereksiyon olmadı.ereksiyon olsaydı,benim kalbimi hiç kırmazdı!
"oğlum bak,şimdiden ne istiyosan söyle kadına,evlenince sana rahip hayatı yaşatmasın!"rahip dediğiniz kişiler,bu işi gayri meşru yoldan götürüyor,sizin bildiğiniz gibi "kadınsız" yaşamıyorlar merak etmeyin!ama benzetme açısından 'rahip hayatı' derseniz:günümüzde hangi erkek rahip hayatı yaşıyor acaba?her gün yüzlerce çıplak vücut sureti,kadın,cilve,cazibeyyle yüzyüzesiniz.....böyle rahip hayatı mı olur?yani siz günümüzde bu şekilde yaşayan bir erkeğin varlığına inanıyor musunuz?ayrıca şunu belirtmek istiyorum;ben kendimi çirkin bulmuyorum(karatekaaaaaaa)beni çirkin bulan çevrem.tesettürlü olduğum için,tesettürden farkedemiyorlar güzelliğimi...ben kendimi güzel bile buluyorummmm....açılıp saçılsam anında evlenirdim.erkeklerde "hücuma hücumla cevap ver"psikolojisi olduğu için,ilk muhalif yorumuma hemen cevap yazmıştı bu rumuza sahip şahsiyet.şimdi bütün bu yazdıklarımı okuyunca,'Allah bu kızla evlenecek erkeğe sabır versin'diyebilir bazıları.kocasına rahip hayatı yaşatır bu....falan filan...nerrrrden biliyorsunuz efendimmmmm?bu zamanda,insanlarda cinsel istek fazlasıyla bulunuyor.bulunmasa bile,bu duyguları televizyon,sokak,işyerleri...heryer...uyandırıyor merak etmeyin.kocama hiçte rahip hayatı yaşatmam,niye yaşatayım ki?ben sadece hayatımı cinselliğe endekslemek istemiyorum.insanların evlenirken,surete değil,içeriğe de bakmalarını istiyorum....şu insanoğlu tuhafff...evlenirken,gözünün gönlünün beğendiği kişi olsun ister.evlendikten sonra da,"senin kişiliğini hiç tanıyamamışım"diye hayıflanırrr.kısacası,evlenmeden önce,birbirine böyle beklentiler açmanın edepten yoksunluğun ve bencilliğin göstergesi olduğunu savunuyorum.sitede o kadar yayın var,o yazı sırıtıyor....

yusuf a.s. adlı kardeşimize

sen daha evlenmedin... evlenince görürsün.. eşin olacak zat üstünden inmez 7/24 iş tutarsa artık sende ambargo uygularsın ...çünü artık yapacak bişey yoktur.... malum çevre erkeğin cinsel dürtülerini depreştirmekle kalmıyor delirtiyor.

CVP:karateka rumuzlu kişiye

Ne kadar yazsakta ne kadar anlatsakta herkes kendi kaderini yaşıyor.. nişanlılık süreci evlilik süreci herkes kendi kıyametini yaşıyor

bu tip konuların bu sitede çok abartıldığını görüyorum

Allahü teala,zaten islam alimlerinin kitapları vasıtasıyla,bir sürü güzel ilim kitabıyla kadınında,erkeğinde nasıl olması gerektiğini buyurmuş,evliliğinde nasıl olması gerektiğini buyurmuş ama bu zamanda insanlar kendi kurallarını insafsızca,kendi kitabına göre koyuyor.bu sitede yazan bazı yazıların,cinsellik meselesini çok abarttığını görüyorum.evli çiftler için,"yok karınızı mutlu etmek için ona cinsel ilişkide şöyle yapın,yok böyle yapın"hatta bu sitede okuduğum başka bir yazıda,bu tür konularla ilgili beklentilerin evlenmeden önce karşı tarafa ima yollu belirtilmesi gerektiği,aksi takdirde üzüntü yaşanabileceği belirtiliyordu.tamam, hepimizin bildiği gibi, evlilik sadece aynı evde yemek yiyip,oturmak değildir,malum mesele de olacaktır.ama evlilikte 24 saat sevişmemi vardır?çok komiksiniz gerçekten.evlenmeden önce bide bu beklentimi karşı tarafa söyliycekmişim,oldu,ayrıntıya da girerim!ne menfaatçi bi dünya olmuş bu dünya.adam daha evlenmeden,karısından,yok ben balayında bunu isterim,yok ben bundan hoşlanmam diyor.sadece kendi nefsinizi niye düşünüyorsunuz?doğacak çocukları evlenirken kimsenin hesaba katmadığını görüyorum,evliliğin başka bi amacı,hayırlı,dinini,adaleti bilen,imanlı,sorumlu,ahlaklı,terbiyeli,üstün şahsiyetli insanlar yetiştirmektir.yani cinsi hedeflerinizin yanında bu niyet neden yok?çocuğu maddi manevi yetiştirmenin ne kadar zor olduğunu biliyor musunuz?kaldı ki Allah(c.c),kadınla erkeğin arasına cinsi çekimi,üreme gerçekleşmesi için vermiştir.yaratılan şey, yaratılma amacına göre niye kullanılmıyor? aslolan:Allah'a kul olmaktır,yoksa istediğin kadınla yat.hiçbiri tam olarak seni tatmin etmeyecektir.hiçbiri bulman gereken hakikati göstermeyecektir sana.
tamam,günümüz için,evliliğe çok fazla şey yüklenmiş oluyor,ama napalım.ülkemizdeki evliliklerin dayanıksız olma sebebini şunlara bağlıyorum;açıklığın,çıplaklığın zirve yaptığı bi yerdeyiz,ama,helalden bulmak zor,bulunsada dış etkenler yüzünden aile,evlilik sallantıda.herkes kendi ana babasına bakarak daahi,evliliğin sadece cinsellik olmadığını rahatça görebilir.bazı insanlar evliliğin gidişatını cinsel hayatın iyi gitmesine bağlar.ama atladıkları şöyle bi nokta vardır,cinsellik üzere kurulan evliliklerde,evliliğin ilk yıllarında,evlilik,dışarıdan bakıldığında gayet sorunsuz,pürüzsüz görünür,çünkü karşılıklı cinsel faydalanma vardır.o yüzden kimsenin sesi çıkmaz.ancak bu süre bittiğinde,(cinsellik uzun süreli bişiy değildir çünkü)karşılıklı faydalanma bittiğinden,yani cinsellik bittiğinden ve ortada başkaca birşey kalmayacağından evlilikte bitmiş olur.biz kızların cinselliğe kafası pek basmaz.ama şu bir buyruktur ki:"mü'min olan her kadın güzeldir".hem güzellik değişen birşeydir.bugün güzel olsa bile,aniden bir rahatsızlık geçirip,tenini,vücudunu sivilce kaplarsa,güzellik var denebilir mi?veya hiçbir şey olmasa bile,hastalık engeli vs.evin kadını o gün grip veya nezle olmuştur veya çok evişi yaptığı için beli ağrıyordur,o gün kocasının isteğine cevap veremez.
Tam tersi bugün çirkin olan bi kız,belki yarın kilo alacak veya verecek,kendine bakım yapıp güzel ve çekici olacak dediğim gibi kardeşim,ben bir bayan olarak söylüyorum bunları.güzellik kalıcı değil.şu görüş çok tuhafıma gidiyor:'e sizde karşıdaki erkeğin peygamber sabrında olmasını beklemeyin'Peygamber Efendimiz(SAV) bile bu şartı aramamış,yaratılmışların en üstünü bile bunu yapmamışken(yani fiziksel güzelliği olmazsa olmaz yapmamışken),sizin gibi gafil erkekler nasıl oluyorda,evlenirken,benim için bu olmazsa olmazdır diyebiliyorsunuz?üstün olan böyle yapıyorsa,bizim daha fazla uymamız gerekir demeniz lazım.bazı erkekler,iş yerindeki kadınları bile,kendi karılarından daha fazla severler,anlamıyor musunuz,insanlarla tek iletişim kurma yolu cinsellik değildir
İhya-i ulumiddinde yazıyordu:"Allahü teala,erkeklerin içine kadın meylini,zaafını koymasaydı,kadınların,erkekler üzerinde saltanatı olamazdı".yazıyı yazan bayan yazarda,bu saltanatı kullanamamaktan dolayı sinirli veya bu konuda çok hassas heralde.Allah'ın bütün kadınlara bahşetmiş olduğu doğal bir cazibe vardır kardeşim,bunu unutma.sadece farkına varan erkek olmamıştır.merak etmeyin

Güleryüzlü olan kadın güzeldir,
Tatlı dili olan kadın güzeldir,
Eşine kahve ikram edip halini hatrını samimiyetle soran kadın güzeldir,
Kocasının emirlerine karşı çıkmayan kadın güzeldir,
Yüzü güzel olan kadın güzeldir,
Biraz bacağınızın arasına değil,kalbinize bakın efendim,kalbinize

Re: Peygamber efendimiz (s.a.v)'in buyurduğu hadis-i şerife kaç

sizin gibi erkekleri bilirim.kadınınızı sadece güzelliği için almadığınızı söylersiniz ama,aradan 10 yıl geçip,eşiniz eskiyince,sadece namazlı bi kadın olunca size yetmez,bıkarsınız.....yalan mı?

Ondan sonra da,yaratılışınızı bahane edip durursunuz:"napayım erkeğim!" dersiniz.zina işleyip,sonra da bunu'ben erkeğim'diye açıklamak ne anlama geliyor,bende bunu anlamıyorum.erkeksen,gidip zina mı yapman gerekiyor?erkeksen,her açana bakman mı gerekiyor?(buna teşvik edenlerin,açık gezenlerin Allah belasını versin,o ayrı!)erkeksen,her çağıranın peşinden mi gitmen gerekiyor?hani hep kendinizi,işlediğiniz haramları savunurken,'ben erkeğim'savunmasındasınız yaa......şehvetin 10'da 9'unun kadında olduğunu hatırlatıyorum.alttaki yorumumda erkeklere enayi dedim.evet.genelevde fahişeye para veren sizsiniz.buna enayilik denmezmi?bir kadın bu söylediğimi ölse yapmaz,ama siz yaparsınız.neyse,niyetim kadın şöyledir,erkek böyledir gibi aptalca bi tartışmaya girmek değil.ama günümüzdeki pekçok şeyden siz sorumlusunuz.bir baba,bir koca,kızının açık giyinmesine hoş bakmayıp,izin vermeseydi,bugün kadınlar bu kadar açık giyinebilir miydi?ama siz buna sesinizi çıkarmadınız,niye çıkarasınız ki,gözünüz gönlünüz bayram etti,karınızda göremediklerinizi onlarda gördünüz,niye sesiniz çıksın ki?

CVP:Re: Peygamber efendimiz (s.a.v)'in buyurduğu hadis-i şerife

bütün erkekleri itham altında bırakıyorsunuz. sitede kadınların da tonla itirafı var nasıl kocalarını aldattıklarını.. nefsani arzuların cinsiyeti yoktur..

Re: CVP:Re: Peygamber efendimiz (s.a.v)'in buyurduğu hadis-i şer

evet ithamım bütün erkeklere,iyi olanları tanıdımsada onların bana bi hayrı olmadı,dediğiniz kadınlara gelince,onlar benim ilgi alanıma girmiyor,çünkü ben onlar gibi değilim

Re: Re: CVP:Re: Peygamber efendimiz (s.a.v)'in buyurduğu hadis-i

Merak ediyorum bu öfkeniz niye..Nedir bu erkeklerle alıp veremediğiniz. İyi olanları tanıdım ama bana bi faydası olmadı demişsiniz,siz faydalıysanız fayda bulursunuz... Oysaki bu güzel din iftiraya zinadan daha kötü bakmakta ve kul hakkına girdiği için Allah(cc) bile bu günahı affetmemekte ama maşşallah siz siz yapıyorlr,çıplaklara bakıyorlar,kızlarını karıları açık erkeklere saydırmış giydirmişsiniz...

Re: Re: Re: CVP:Re: Peygamber efendimiz (s.a.v)'in buyurduğu had

öfkem niye mi?
Temiz,masum,adam gibi adam olan erkekler,kötü kızlara,edepli iffetli namuslu hanım kardeşlerimizde armutlara düşüyor(tabi bu aşamada kimse kendine kötü demez,kimse yoğurdum ekşi demez).insanlar karşısındakine kendini farklı yutturup,kim vurduya getirip evleniyor.ben kime,neye iftira atmışım anlamadım?erkeklerle bi alıp veremediğim var evet,neden?çünkü,düzgün değiller,haylaz,oyunsever,yaramaz,şahsiyetsiz ve karaktersizler...birçoğu dinini bilmiyor,bir iki konuşmasından bile dini boyutunun zayıf olduğu anlaşılıyor.soruyorum:haramlardan sakınmayan bir erkek,nasıl ailesini haramlardan koruyabilir?nasıl,ailesini muhafaza edebilir,kollayabilir?siz erkek misiniz,kız mısınız bilmiyorum ama,neden erkeklerin iç yüzünü anlatmam,ve açık kadınlar hakkında söylediklerim sizi bu kadar rahatsız etti?veya benim erkeklerle alıp veremediğimin olması sizi niye alakadar etti?bu yazılarımda ve yorumlarımda erkeklerle ve kadınlarla ilgili değindiğim şeyler,benim bizzat müşahede ettiğim olaylar.......

burası imtihan dünyası,bu yüzden kimse layığını bulmaz....kötüler iyilere,iyiler kötülerin payına düşer hep.evli çiftlere bak:adam mülayim,sakin,uysal,halim selim biriyse,kadın fettan şirret,oynaktır.ya da tam tersi.kimse hakettiğini bulmaz,bunun hep böyle olduğunu görürsünüz,hep bir dengesizlik....siz bu dünyada,yaptığınız iyiliğe hemen mukabele görüyorsunuz ki"siz faydalıysanız,fayda görürsünüz"yazmışsınız,bu dünya imtihan yeridir.eğer her yaptığımızın karşılığını hemen bulsaydııııııkkk........fayda sağlayan bir insan olduğumu düşünüyorum,çünkü Allah'ın emrettiği şeyleri hep sevdim ve Allah'ın yasakladığı şeylerden,haramlardan her zaman nefret ettim,iltifat etmedim.ve buna göre yaşamıma şekil vermeye çalıştım,çalışıyorum.bunu da gösteriş mevzusu yapmadım.
Ne diyorduk;bu dünya imtihan dünyasıdır,ben dahil,bütün insanlar nankördür,nanköööör.bu yüzden,iyi insanlara bak,ilk satılan hep onlardır.ama kötülere hiçbişey olmaz.bu dünyada şöyle bir sistem işler:
Aptallar olsun ki,akıllılar uyanık geçinebilsin.....herkes,karşısındakinin zaafını kullanarak,onu sindirerek kendi var olmaya çalışıyor...
Ben faydalı olsaymışım,karşılığında da fayda bulurmuşummmmmmmm

Dünya artık sona doğru yaklaştı ve bu kadar bozulması da kıyamet alametlerinden olsa gerek(iyi kadınların kötü erkeğe,kötü kadınların da iyi erkeğe düşmesi,kimsenin layık olduğu değeri görmemesi vb.gibi)
Namus sadece tek bir kişiyi ilgilendirmez efendim,eğer bir kız,giydiğiyle benim babamı,başka birinin abisini kocasını etkiliyorsa,kusura bakma,o zaman ben o kişiye saydırırımda giydiririmde,herkes edebini bilecek!

Re: Peygamber efendimiz (s.a.v)'in buyurduğu hadis-i şerife kaç

ben çirkinim o zaman evde kaldım:(

Re: Peygamber efendimiz (s.a.v)'in buyurduğu hadis-i şerife kaç

ben çirkinim o zaman evde kaldım:(

Re: Peygamber efendimiz (s.a.v)'in buyurduğu hadis-i şerife kaç

Doğru bir değerlendirmede bulunmuşsunuz. Ben hem ahlaklı, namazlı hem de güzel bir kadınla evlendim. Sadece güzel olsaydı ya da sadece ahlaklı, namazlı olsaydı evlenmezdim. Yanlız bir erkeğin beğenmediği bir kadınla bir ömür geçirmesi çok zor. İmanlı ve inançlıyız çok şükür. Buna rağmen artık bu devirde insanların (ben dahil) beğenmediği bir kadınla bir ömür mutlu bir hayat yaşayabileceklerine inanmıyorum. Bu evlendikleri kadına da acımasızlık olur. Bir kadın kendisini sevmeyen bir adamla nasıl yaşar? Hangi kadın bu sevgiyi hissetmeden yaşamaya tahammül edebilir? Kadın en başta sevilmeyi ister. Erkeğin de gözü dışarıda olur ve bu onu, Allah muhafaza, zinaya kadar iter. Ayrıca, eğer yanlış hatırlamıyorsam, evleneceğimiz kişinin dişlerine kadar bakmamız söylenmiştir. Yani biraz beğeni olacak, değil mi? Kendimize de elin kızına da zulmetmenin anlamı yok.

Re: Re: Peygamber efendimiz (s.a.v)'in buyurduğu hadis-i şerife

Evlilikten Boşanmaya Giden Sürecin Anatomisi
DÜNYAYA GELME VE GELİŞME

Her biri bir yerde dünyaya gelen insanlar zamanla büyür. Büyüyünce bilgileri artar, birçok konuda beklentileri oluşur, pek çok şeyleri gibi hormonları da hızla gelişir. Bu değişim tipik olarak romantik ve cinsel duygularda uyanma, sonra da karşı cinse yönelme şeklinde görülür.

DEĞİŞME VE HAREKETE GEÇME SAFHASI

Derken, karşı cinse yönelen bu cinsel ve sevgi türü duygular kişileri içten içe sıkıştırır, durur. Ayrıca, dünyaya geldiğinde ham olduğu halde genç ve yetişkin olmakla pişmiş, bundan sonra da “yanmaları” istenen bu kişiler dışarıdan “yaşın geldi, ev bark kurmanın zamanı geçiyor, şu kız nasıl” türü sosyal telkinlerle de beslenir, yuva kurmaya karşı istekli ve motive bir hale getirilmeye çalışılır. Tüm bu sayiklerin tesiriyle kişiler birçok gereksinimin en meşru, en kabul edilir biçimde karşılanacağına inandıkları evlilik gibi mühim bir kurumun çatısını örme yönünde hızla harekete geçmeye başlarlar.

TATLI TELAŞ EVRESİ

Bir zamanlar tıpkı kendileri gibi olan nice çiftin şimdilerde mahkeme koridorlarında, yıllarca üstünde karşılıklı çay içtikleri sandalyenin bacaklarını bile “üçü bana biri sana” diyerek paylaşmaya çalıştıkları bir ortamda hızla koltuk, kanepe seçme, nişan davetiyeleri belirleme gibi işlerin tatlı telaşı içine girerler. En güzel sözler bu dönemde söylenir, en kibar tavırlar bu evrede yaşama geçirilir. Zaman zaman ileriye dönük nedeni belirsiz endişeler duyulsa bile her iki taraf da genelde çok şanslı olduklarını, adeta hayatlarının prens ve prenseslerini bulduklarını düşünürler.

EVLİLİĞİN İLK ZAMANLARI

…Ve beklenen an gelir, eşler dünya evine girerler, evlenirler. Erkek yüzünde tatlı bir ifadeyle dışarıda “biraz daha oyna” diyen arkadaşlarına “baba geç oldu, hanım evde” diyerek sorumlu bir eş portresi çizer. Bayan da arkadaşlarına sürekli çok mutlu olduğunu, eşinin iyi biri çıktığını anlatır, adeta kıskandırırcasına çevresine sağanaklar halinde gülücükler yağdırır.

Kadın mutfakta yemek hazırlarken ağzı mutluluktan bir karış açık vaziyette “aşkım salataya marul da koyayım mı” diye sorar; eşi ise anında “fark etmez canım, kafana göre takıl” diye cevap verir. (Görüyorsunuz, eşler ilk başlarda salatanın içine neyin konulacağını bile soracak, bu konudaki tercihi eşine bırakacak kadar duyarlı ve kibar davranabiliyorlar birbirlerine. Demek ki sorun yapı ve yapama meselesi değil. Ne oluyorsa sonradan oluyor eşlere!)

Hatta erkek salonda duramaz, kalkar ve mutfağa koşar. Eşine arkasından sımsıkı sarılır. Zaten içindeki mesudane duygularla erimek üzere olan kadın bu sımsıcak yaklaşımla iyice tükenir. Gözleri enginlere dalar, yüzündeki gülümseme daha duygusal bir hal alır. Hemen içinde, adeta pişmiş aşa su katmak üzere pusuda hazır bekleyen “keşke bu yıllarca böyle sürse” endişesi filizlenmeye başlar. Sanki birden harekete geçen bu endişeler gelecekte olacak şeylerin haberini, ipucunu veriyor gibidir.

DEDİYDİN – DEMEDİYDİN DÖNEMİ

El oğlu ve el kızı olmanın getirdiği o resmiyet ve mesafe adım adım aşılmaya başlamış, aileler evlenilen gün çıktıkları yolda çaktırmadan sona yaklaşmışlar, işin içine değilse bile kenarına – kıyısına kadar gelip çadır kurmaya başlamışlardır artık. “Kızım senin herif…, oğlum hanımına demiyon mu sen hiç…” türü telkinler ufaktan ufaktan eşlere annelik ve babalık süslü ambalajı içinde hissettirmeden servis yapılmaya başlanmıştır çoktan.

Bu sadece aile cenahındaki işleyiştir. Bir de zamanın ve yeteri kadar paylaşımın getirdiği bir başka sinsi gelişme daha yüzünü göstermeye başlamıştır, kutsal aile çatısı altında. Belki de en özel şeylerini bile defalarca paylaştıklarından olsa gerek, eşler birbirlerine ziyadesiyle alışmışlar, hatta yüz göz olmaya bile başlamışlardır. (Alıştık mı şeyini, suyunu çıkarırız nedense. O yüzden bir çok patron işçisine günboyu despot görünmek zorunda kalır. Yüzüne gülsem gelir şapkamın içine eder mazallah diye).

O nedenle aile ortamında, birbirlerine karşı o eski ilgi ve alakadan, o baş döndürücü özenden eser kalmamıştır neredeyse. Kadının, “Ahmeeeeeet, kaç defa dedim ya duymuyon mu” demesi, adamın da “Sen ye Cemile, canım istemiyor benim” şeklinde konuşması (hatta daha da ilerisi) çoktan benimsenmiştir benliklerde, farkına bile varılmadan. Tüm gelişmeler sanki haykırırcasına, “Aman Tanrım, yoksa kral çıplak mıymış” ve “örten takke düşmekte, altında saklanan kel ise görünmek üzere” demektedir adeta.

KRAL ÇIPLAK VE KEL GÖRÜNDÜ EVRESİ

Başa taç edilen ve önünde bir secdeye varılmadığı kalınan kralın aslında çıplak olduğunun anlaşıldığı, o rengarenk takkenin altında saklananın ise sırma saçlar değil maalesef ki kellik olduğu gerçeğinin iyice açığa çıktığı evredir bu evre. Sevgi kılığı giydirilmiş duyguların aslında bencilce bir heves olduğu, her hevesin bir gün doyum rüzgarıyla savrulup dağılacağı gerçeği evde her şeyi tozu dumana katmış, bir bakıma köprüyü geçene kadar bin bir zorlukla bastırılan, ertelenen tutumların aylardır kıstırıldığı yatağından tam bir basınçla, adeta fışkırırcasına ayaklandığı evredir bu evre. Bu öyle tazyikli bir basınçtır ki önüne kattığı cümlelerin tonu ve rengi değişmiş; “yetti ya, olmaz ki ya, valla bitti ya, yok yürümez ya…” türü cümleler havada beşi beş kuruşa uçuşuyordur artık.

NİHAYET “AAAAHHH, AHH…” AŞAMASI

“Yok ya, sevgi – mevgi yokmuş, yazıklar olsun yıllarıma” aşamasıdır bu. Bu aşamada yollar ikiye ayrılır genelde. Kimi böyle diye diye yaşamaya devam eder, gider. Kimi de kendi yolunu bir kez daha çizmek üzere harekete geçer.

SORMAK LAZIM

Niçin herkes bir zamanlar ufacık, şirin, masum bir bebekken yıllar sonra en azılı katil olabiliyor?

Bunu hangi koşullar, nasıl sağlayabiliyor?

Niçin bir ilişki başlarda salataya katılacak marulu bile soracak kadar özenli ve ilgi doluyken sonradan sandalyenin bacaklarını dahi paylaşamayacak derecede bozulabiliyor? Başta mutluluk için gerekli olan her şeyi yapabilen, yaptıkları için mutlu da olabilen çiftler bunu yıllar içinde nasıl oluyor da unutuyor, artık sürdüremeyecek bir hale gelebiliyorlar?

Bir şeyleri oradan alıp da ta buralara kadar getiren nedir, nelerdir sahi?

Aslında nedeni çok basit… Bu neden, “Hayla gelen huyla gider” sözündeki manada saklı.

Mevlana, “Ben esen bir rüzgarla gelmedim ki savrulan bir yelle bu eşikten geri döneyim” der. Birçok eş bu sözdeki manaya uygun olarak evliliğe heves yeliyle adım atıyor, bu duygunun geçip gitmesi neticesinde de (geçmeyen heves olmaz… Heves zaten gelip geçici olan duygu demektir) sudan çıkmış, susuz kalmış balığa dönüyor.

Neden?

O güne değin eşine karşı sergilediği (dikkat edin, sergilediği sürece her şey yolundandır) davranışları özüne kattığı, doğru bulduğu için yaptığı, yani içselleştirdiği kurallarının üzerine değil; çürük, yıkılmaya hazır bir zemin olan hevesinin üzerine kuruyor çünkü.

Alttan heves duygusu çekilince üstündeki doğrular duvarı da yıkılıyor. Bu duvar yıkılınca üzerine kurulu olan mutluluk ve aile saadeti evi de yerle bir oluyor haliyle.

Düşünün hadi: Trafikteki kuralara uyup uymamanızı değişmeyen gerçekler değil de gelip geçici olan hevesleriniz belirlerse ne olur?

Evlilik binasını ayakta tutan kuraları da aynı şekilde yıllar içinde içselleştirerek özünüze kattığınız kurallar (doğrular) değil de hevesiniz, yani duygularınız belirlediğinde ne olacaksa aynı şey.

Yani ikisinde de, kaza…

Birindeki öldürücü, öbüründeki yaralayıcı…

(Not: Bu kuralsızlığın bir çok nedeni olmakla beraber en önemlisi taaa çocukluk yıllarından gelenlerdir… Toplum olarak bizler çocukları kuralların öneminin idrak ettirildiği, bu kurallara uymanın özümsetildiği – alışkanlık haline getirildiği kural odaklı bir ortamda değil, daha çok duygu (doğru – yanlış bazlı değil, kızma – sevme odaklı çocuk büyütme alışkanlığımız) tonlu uygulamalarla yetiştiriyoruz.

Kuralsızlığa alışan – alıştırılan çocuklar haliyle büyüyünce evliliğinde kurallı davranmakta zorlanıyorlar. O nedenle evliliğini ancak dürtüleri elverdiği, hevesleri yettiği sürece götürebiliyorlar. Bu yüzden benzini biten arabanın yolda kalması misali hevesi bittiğinde evlilikleri de bitiyor, yarı yolda kalıyor. Bunun masum bahaneleri ise anlaşamamak, geçinememek, iletişimsizlik, kültür çatışması vs. oluyor.)

(Kendisinden bir fakülte kadar şey öğrendiğim kıymetli bir dostum, “Eşimle aramızda kültür çatışması” var diyenler için, “Kültür çatışmasıymış! Kültür mü kaldı ki çatışması kalsın. Bencilce isteklerini eşine keyfice dayat, sonra da o bunu kabul etmeyince kalk ve kültür çatışması var de.” derdi. Yeri gelmişken hoşuma giden bu mühim anekdotu da paylaşmak istedim.)

kadınlarda bu şartı arasınlar o zamannnnn!

yazdıklarınıza hiç şaşırmadımmmmm!tam bir erkek zihniyeti....ondan sonra da kadınlar niye feminizmin arkasından gidiyor diyorsunuz!
soruyorum size?bütün kadınlar güzel mi??veya;
siz evlendiğiniz hanımın çok güzel olduğunu söylemişsiniz,(en fazla 2-3 yıl sonra bıkarsınız!)onun güzelliği bitmeyecek mi?biraz başka bir gözle bakmanızı umuyordum siz erkeklerden.ama siz de evliya değilsiniz tabiii.bu gidişle de olmanız beklenemez zatennn.bu yazıda yazmayı unuttuğum kısım şuydu:
Peygamber efendimiz (s.a.v):'Bir kızla sırf güzelliği için evlenen erkek,evlenince o kızın güzelliğinden mahrum kalır,bir erkekle de sırf parası,maddiyatı için evlenen kız,evlenince fakir duruma düşer..'bilmem anlatabildim mi sayın Karateka rumuzlu kişi???,

yeni evli olduğunuzu söylüyorsunuz,(bu siteyi bayağı bi inceleme fırsatım oldu,başka yazıların altında da sizin yorumlarınızı gördüm)ama maaaşallah internet üzerinden bir bayana cevap yazıyorsunuz....!!!!nasıl bir evlilikse artıkkkk....
nerde varmış öyle...:hem namazında niyazında,hem fıstık gibii,hem edepli?bulursan bana da haber ver.biraz haddimi aşmış olacağım belki ama:eşin doğum yapsın,o zaman görürüz güzelliğini....okey

hadis-i şerife dönecek olursam,bu hadis i şerifin örneklerine o kadar şahit oldum kiiii.kadının güzelliği için evlenen erkekler,evlenince bir türlü karısıyla başbaşa kalamayan mı dersin...parası için bir erkekle evlenen kızın,evlendikten sonra kocasının iflas etmesi mi dersinnnnn.bu niyeti taşıyanlara acımıyorum,evlendikten sonra başına böyle olaylar gelsinnn....müstehaklar

sonuç olarak;bende bakıyorum bana görücüye gelen erkeklerin tipine.dış görüntü önemli tabii tamamen önemsiz demiyorum ama.geçmiş yaşantımda tipsiz olduğu halde aşık olduğum erkekler oldu.ben onların neyini sevdim?esprili olmalarını,yüreklerinin temiz olmasını sevdim,beni güldürmelerini sevdim.ayrıca konu kısmına yazdığım gibi,böyle birşeyi kadınlar yapsa siz erkekler evlenemezdiniz....!sanki hepiniz brad pitt ya da tom cruse kadar yakışıklıymış gibi kasılıyosunuz ama kadınlar siz yakışıklı olmasanız bile sizinle evleniyor!neyse...hiçbiriniz de yakışıklı değilsiniz işteeeee.hıh

Gönül kimi sevmişse o dünya güzeli olur(çirkin bir kız olsa bile,ama bu inceliği odun erkeklerin anlamasını beklemiyorum_sözüm meclisten dışarı_),siz sahtekarlar ise kendiniz tipsiz bi erkek olsanız bile manken hatun istersiniz kendinize

ayrıca huyu güzel olduktan sonra bütün kadınlar güzeldirrrr!huyu kötü olup güzel olmasındansa.

ama şimdi aklıma geldi!
sizz erkeklerin görsel ve işitsel zekası vardı.pardon unutmuşum!zekanız yetmiyor anlamaya....

Re: kadınlarda bu şartı arasınlar o zamannnnn!

"sağolun öğrendim,fiziksel açıdan yeterince güzel olmayan bi bayan olarak evlenemeyeceğimi,sevilmeye hakkım olmadığını anlamış oldum böylece yorumunuzdan.sağolun."

Hayır, sizin de sevmeye ve sevilmeye hakkınız vardır. Ben aksini söylemedim, yanlış anlamışsınız. Ayrıca güzellik kavramı görecelidir. Bir insanın kendini yeterince güzel bulmaması bir başkasının onu beğenmeyeceği ya da sevmeyeceği anlamına gelmez. Allah gönlünüze göre versin.

"siz evlendiğiniz hanımın çok güzel olduğunu söylemişsiniz,(en fazla 2-3 yıl sonra bıkarsınız!)onun güzelliği bitmeyecek mi?"

Gelecekten haber vermek gibi bir yeteneğiniz var galiba? Ben onun yanlızca dış güzelliği için evlenmedim ki bıkayım.

"Peygamber efendimiz (s.a.v):'Bir kızla sırf güzelliği için evlenen erkek,evlenince o kızın güzelliğinden mahrum kalır,bir erkekle de sırf parası,maddiyatı için evlenen kız,evlenince fakir duruma düşer..'bilmem anlatabildim mi sayın Karateka rumuzlu kişi???,"

Tekrarlıyorum. Ben evlenirken sırf güzellik aramadım. Ona ulaşana kadar başka güzel bayanlar da çıktı karşıma. Niye onu seçtim? Güzel olmasının yanında ahlaklı olması ve Allah'tan korkması olabilir mi?

"yeni evli olduğunuzu söylüyorsunuz,(bu siteyi bayağı bi inceleme fırsatım oldu,başka yazıların altında da sizin yorumlarınızı gördüm)ama maaaşallah internet üzerinden bir bayana cevap yazıyorsunuz....!!!!nasıl bir evlilikse artıkkkk...."

O halde sizin zihniyetinize göre, siz de evli bir erkeğe cevap yazarak aynı hataya düşmüş olmuyor musunuz? Dahası erkeklerin, sizin yazılarınızdaki tabirinizle uçkuruna düşkün ve yanlızca güzel buldukları bayanlara salya akıtıp saygı gösteren kişilerin, yorumlarını paylaştıkları bir sitede sizin yazı yazmanız ne derece doğru? Evliliğimi sorgulamadan evvel kendinizi bir sorgulayın.

"nerde varmış öyle...:hem namazında niyazında,hem fıstık gibii,hem edepli?bulursan bana da haber ver.biraz haddimi aşmış olacağım belki ama:eşin doğum yapsın,o zaman görürüz güzelliğini....okey"

Biraz haddinizi aştığınız fikrine katılıyorum.

Yorumlarınızın devamında erkeklerin dış görünüşlerini yargılayan, zekasını aşağılayan ifadelere yer vermişsiniz. Feminist bir yaklaşım var. Cevap vermenin lüzumu yok.

Re: Re: kadınlarda bu şartı arasınlar o zamannnnn!

(Ben onun yanlızca dış güzelliği için evlenmedim ki bıkayım.)

hahay...yüzü tanınmayacak kadar yansın.diyelim ki bi hastalığa yakalansın aşırı derecede zayıflasın.o zaman da sevecek misin hadi söyle sahtekar?nedense erkekler "sadece görünşü için evlenmedim ki"derler.ama başlangıçta hep dışı güzel olanı tercih etmişlerdir.neymiş,ben onu fiziği için almadımkiymiş.görüntüsü değişsin ertesi güne boşarsınız.yalan mı işte

kimsenin,hiçbir gözü açığın;temiz,masum,saf bir kızın pabucunu dama atmaya hakkı yok!

Re: Re: kadınlarda bu şartı arasınlar o zamannnnn!

Flört, zamanla tenhâda buluşmaya sevkeder. Sonunda, birçok gencin başı belâya girer. Önce kızı zorlar, arzûsuna kavuşunca da kızı ayıplar, düşük karakterli diye ona hakâret eder. Genelde bu hissî eğlencelerden sonra hep soğukluk olur. Genç erkek, kokladığı çiçekten hemen doyar, sonra başka renkte bir çiçek arar. Artık gördüğü bu sahne onu avutmaz. Çünkü ondaki esrar, onu çeken câzibe, bağ ve düğümler çözülmüştür. O artık başka bir câzibe, daha esrarlı bir düğüm ister, başka eğlenceleri kovalar. Bu durum evlendikten sonra da devam eder.

Sevgi kör eder

Bekârken çok kimseyle görüşen, çok kimseyle eğlenen erkek ve kızda, evlendikten sonra da çok kimseyle görüşme arzûsu devam eder. Bir kişiye bağlı kalmak, zamanla onu sıkmaya başlar, değişiklik arayışına girer. Bunun sonucu olarak, her gün gazetelerde boy boy resimlerini gördüğümüz cinâyetler meydana gelir. Bugün yüzlerce âile bu yüzden perişan olmaktadır. Bir kısmı hapishanede, bir kısmı da kendini mezarda bulmaktadır. Bir anlık gaflet, değişiklik arzûsu, kişilerin hem dünyasını, hem de âhıretlerini karartmaktadır.

Çok gence belki bunlar ma’nâsız gelir. Çünkü birisine gönlünü kaptıran gence verilecek nasîhat, deli saçması kabûl edilir. Onun için Peygamber efendimiz, (Sevgi insanı sağır ve kör eder) buyurmuştur. Sağıra ne anlatsanız duymaz. Görmeyen bir kimseye ne bâriz olayları gösterseniz görmez. Bu bakımdan ileri görüşlü, tecrübeli sâlih ana-babanın tavsiyelerine de mutlaka uymalıdır! Ana-baba, oğlunun veya kızının evleneceği kişiye, evlâtlarının gözü ile bakmaz. Acı tecrübelerin verdiği firâsetle bakar. Ana-baba sadece görünüşe değil, perdenin arkasına da bakar. Perde gerçeği görmeye mâni olur. İnsanı yanıltır.

(Mehmet Oruç/Toplumun temel taşı:AİLE)

Re: Re: kadınlarda bu şartı arasınlar o zamannnnn!

site yönetimi her yorumumu yayınlamıyor.işinize gelmedi heralde

Re: Re: kadınlarda bu şartı arasınlar o zamannnnn!

ayrıca ben feminist falan da değilimmmmmmmmmmmmmm

Umduğunuzu bulamadığınız kadına hemen 'feminist'damgası vurursunuz.işte bu da siz erkeklerin başka bi özelliği

Yorum izleme seçenekleri

Yorumların gösteriminde tercih ettiğiniz şekli seçerek değişiklikleri etkinleştirmek için "Ayarları kaydet"i tıklayınız.

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizli tutulacak ve açıkta gösterilmeyecektir.
  • Allowed HTML tags: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd> <img> <b>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

Yemek Tarifleri

Lezzet Vadisi sitemizi favorilerine ekle

Son yorumlar



Google
 

. . . . . . . . . . . . . . Iste Zehirli Ok'lar . . . . . . . . . . . . .
Alkol · Flört · Porno · Seks · Zina · Göz Zinası · Şehvet · Aşk · Chat · Dans · İftira · Nefis · Medya · Televizyon · Şeytan · Büyü ve Sihir · Cincilik · Fal · Kehanet · AIDS

. . . . . . . . . . . . . . Panzehirler . . . . . . . . . . . . .
Amel · Dua · Namaz · Oruç · Zekat · Evlilik · Eğitim · Hayat · Aile · Gençlik · Kadin · Tesettür · Sevgi · Maneviyat · Ahlak · Bela ve Musibet · Edep · Haya · iffet · Sabır · Tevbe · Şefeaat· Nasihat · RIZIK · Sağlık

Perde arkası · Güvenlik · Haber · Hikaye · Kitap Tavsiyesi · Soru-Cevap · Şiir · Asrı Saadet · Osmanlı

Anket

Chat, forum ya da messenger den tanıştıkların ile sohbetin boyutu ne kadar?:

Fetvalar::1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13